Okumak Gerek Sadece Yazmak Yetmez

Tuğsan Ünlü, 02 Eylül 2010, No comments
Kategori: Kişisel

Uzun zamandır birşeyler yazmak istiyordum buraya fakat zaman bulup yazamadım.Böyle deyince de kafamı kaşımaya vakit bulamıyormuşum gibi oldu, alakası yok.Üşendim aslında uzun birşeyler yazmaya.Bir yerde aslında bunun nedeni mikro blog servisi Twitter.Eskiden aklıma gelen konuyu görsel ekleyip, bir blog girdisine dönüştürüyordum.Şimdi ise 140 karakter içerisinde Twitter üzerinden yayınlıyorum.Sitem konusunda bir karar aldım.Bundan sonra bloga sadece kişisel yazılar yazacağım.Bunun dışında sadece başımdan geçen sorunlar ile ilgili yazılar yazacağım tanıtım amaçlı yazılar yerine.Pardus ve Linux ile ilgili konularda ise yazılarımı biraz daha düzenleyip ozgurlukicin.com’da yayınlanmaya uygun hale getireceğim.Eğer ki sitenin adı tugsanunlu.com ise içerisinden benden birşeyler olması gerektiğini düşündüğümden böyle bir karar aldım.Eski yazılarımı silmeyi düşünmüyorum, ihtiyacı olanlar yine o yazılardan yararlanabilsin.Site uzun zamandır açık olduğu için arama motorlarında yeterince sayfalandı.Birşey aradığımda tam “heh buldum” dediğim anda boş bir 404 hata sayfası görmek fazlaca sinirimi bozuyor.O yüzden bunu bende yapmayacağım.

Yazıya başlığı aslında okumak ile ilgili birşeyler yazacağım için bu şekilde vermiştim ama uzadı biraz.Yaz başından beri kitap okuma alışkanlığı kazanmaya çalışıyorum.Bunun için birkaç kitap okumaya başladım ilgimi ölçmek için.İlk olarak Mümin Sekman’ın Her Şey Seninle Başlar kitabını uzun süre okudum.Kitapta genel olarak harekete nasıl geçileceğinden, herşeyin bizde başlayacağından fakat kendimizi nasıl atalet(uyuşukluk) içinden kurtaracağımız konusu üzerinden durulmuş.Aynı zamanlarda yine tesadüfen elimde bulunan kişisel gelişim türünden bir kitabı okumaya başladım; Öğrenmeyi Öğrenmek.Mizah kitapları da ilgimi çektiği için son olarak hem yaşam tarzı, düşünceleri, yazım üslübu nedeni ile Erdal Demirkıran‘ın birkaç kitabını karıştırdım.Bence hayat tarzı ve yaşamı ile örnek alınabilecek çok büyük bir insan.Kitaplarını ve düşüncelerini bu kadar sevmemin bir nedeni de bazı düşüncelerimizde aynı fikirde olmamız.Aslında çok bilinen bir geyik konusudur; “50 yıl yaşıyorsak 20 yılını uyuyoruz, boşa boşaa”.Ben buna son zamanlarda takmış durumdaydım.Erdal Demirkıran’ın tam da bu konuda yazdığı bir kitap var; Sadece Aptallar 8 Saat Uyur.Kitabın tanıtımını okudum.Erdal Demirkıran’ın alacağım ilk kitabı kesinlikle bu olacak.Bunun dışında bazı seminer videolarını izledim.İşe görüşmelerini, yükselişini kısaca hayatını kendi ağzından dinleyince etkilenmemek elde değil.İlgilenenler şu Vidivodo kanalındaki seminer videolarına bakabilirler.Şimdiki duruma bakılırsa Erdal Demirkıran’ın tüm kitaplarını sıra ile alıp sıkılmadan okuyacağım gibi.Kitapların isimleri de içerikleri gibi ilginç; Ben Dünya’nın En Akıllı Adamıyım, Sadece Aptallar 8 Saat Uyur, Yerim Seni ÖSS, Sen Şimdi Gidecen Ya Cehennemin Dibine Git, Dünya’nın En Akıllı İnsanından Masallar, Sadece Başbakan Okusun, Adam Dediğin Benim Gibi Olur, İflas Etmenin Yolları…Erdal Demirkıran dışında Zeki Kayahan Coşkun’un da kitapları okunmak için sıra bekliyor.Umarım sonundan kitap okuma alışkanlığımı kazanabilirim. :) Şimdilik benden bu kadar blog girdisi hazırlayacak kadar uzun bir konu bulana kadar Twitter‘dayım. :)

Sosyal Ağları Nasıl Kullanıyorum?

Tuğsan Ünlü, 01 Eylül 2010, No comments
Kategori: Kişisel
Etiketler: ,

Uzun zamandır sosyal ağlar ile ilgili bir şeyler yazmayı düşünüyordum.Uzatmadan konuya gireyim.İnternette sosyal ağlar bilindiği gibi üyelerin birbirleri ile kolayca iletişim kurabildikleri ortamlardır.Ama bu iletişim her yerde artık internete kolayca ulaşılabildiğinden fazlası ile kolay olduğu için akla “Sosyal ağlar aslında bağımlılık mı?” gibisinden bir soru getirebiliyor.

Benim kişisel düşüncem sosyal ağlar amacının dışına çıkarılmadığı takdirde çok yararlı olabilecek ortamlar.Fakat amacının dışına çıktığında bağımlılık haline gelebiliyor.Örnek vermek gerekirse; Facebook.Facebook ilk açıldığında gerçekten amacına ulaşmış bir servisdi.Kullanıcılar rumuz yerine kendi isimlerini kullandığından o hep kullanılan klişe; “İlkokul arkadaşlarımı bile buldum.” zamanla arkasına saklanılan bir bahane oldu.Ben Facebook hesabımı bundan yaklaşık bir-iki ay önce kapattım.Sebebi ise fazla ve boş vakit geçirmem.Eskiden sadece arkadaşlarının birbirini bulduğu ortam zamanla amacının dışına çıktı.

Birçok sosyal ağ sitesinde üyeliğim var.Hepsini birkaç gün öncesine kadar aynı oranda kullanıyordum.Fakat bir zaman sonra insanda bilinçsiz bir şekilde hepsine yetişme telaşı oluyor.Tam da burada sosyal ağların senkronizasyonu çok işime yaradı.Fazla kullandığım servislerdeki gönderilerimin diğer servislerde de paylaşılmasını sağladım.Bundan böyle Twitter, Tumblr ve Blog üçlüsünü kullanmayı düşünüyorum.Twitter ile her türlü işimi halledebiliyorum.Takip ettiğim sitelerdeki son güncellemelere ulaşıp, arkadaşlarımın gönderilerine ulaşabiliyorum.Twitter’ın en büyük avantajlarından birisi de her büyük sitenin Twitter hesabı alması.Bu şekilde okurlarına daha hızlı ve kolay bir şekilde ulaşabiliyorlar.Tumblr ise Twitter ile blog arasında bir ortam.Yazı biraz da sosyal ağ sorgulaması haline geldi.Şimdilik benden bu kadar. :)

Windows’a Para Vermek Zorunda Değilsin!

Tuğsan Ünlü, 16 Ağustos 2010, No comments
Kategori: Özgürlük İçin Gezegen, İnternet

“Windows’a Para Vermek Zorunda Değilsin!” sloganı ile yayın hayatına başlayan mecburdegilsiniz.com kullanıcıların yeni bir bilgisayar alırken satıcının belirlediği işletim sistemini de bilgisayarın yanında almaya mecbur olmadığımızı anlatmaya çalışan bir platform.

Konuyu biraz açacak olursak yeni bir bilgisayar almaya kalktığımızda kurulu gelen işletim sisteminin de ücreti faturaya bilgisayarın ücreti içinde, ek olarak gösterilmeden alınır bizden.

Canlı bir örnek ile konuyu biraz daha anlaşılır bir hale getirelim.KDV dahil fiyatı 1.142 TL olan şöyle bir dizüstü bilgisayar alacak olalım.Aldığımızda kurulu olarak içinde Windows 7 Home Premium işletim sistemi kurulu olarak gelecek.Eğer daha önceden elimizde başka bir Windows sürümü varsa veya Windows kullanmıyorsak kurulu gelen bu Windows 7 işletim sistemimi sistemden kaldıracağız.Bu şekilde bilgisayarı alırken 208 TL karşılığında aldığımız Windows işletim sistemine gereksiz yere ücret ödemiş oluyoruz.Bunun önüne geçmek için alternatif yollardan birisi Free yani içinden işletim sistemi kurulu olmayan bilgisayarlar alabiliriz.Fakat satılan her bilgisayar da boş olarak alma seçeneği olmadığı için aradığımız marka-modelde bilgisayarları bulamıyoruz.Buna çözüm olarak Windows kurulu olarak aldığınız bilgisayarınızın işletim sistemini iade ederek işletim sistemine verdiğiniz ücreti geri almanız mümkün.

İlk olarak bilgisayarı alırken satıcı ile işletim sistemini almama konusunda ikna edebilirsiniz.Eğer satıcı iade konusunda anlaşmaya yanaşmazsa satın aldıktan sonra dava açarak zorla size satılan işletim sistemini iade ederek ücretini geri alabilirsiniz.Bu konuda ayrıntılı bilgiye mecburdegilsiniz.com‘dan ulaşabilirsiniz.Ayrıca sitede kazanılan davalara ait belgeleri ve tanıtım görsellerini de bulabilirsiniz.

Twitter Üzerinden Identi.ca’ya İleti Göndermek

Günlük olarak en çok sosyal paylaşım sitesi olarak Twitter kullanıyorum.Hem arayüz kolaylığı hem de Twitter’daki çevremden dolayı en kullanışlısı Twitter geliyor.Sosyal Ağları Nasıl Kullanıyorum yazımda sosyal ağlardaki senkronizasyondan biraz bahsetmiştim.O ayarlamalarda tek sorun ise Twitter’dan gönderdiğim iletilerin Identi.ca hesabıma da düşmesiydi.İlk olarak Identi.ca üzerinden o tarz bir uygulama aradım fakat bulamadım.İnternette yaptığım araştırmalarda da bir sonuç elde edemeyince Twitter’a bununla ilgili bir tweet yazdım.Buna karşılık olarak Anıl Özbek şöyle bir kaynak önerdi ve buradaki yönergeleri uygulayarak Twitter-Identi.ca senkronizasyonunu da sağlamış oldum.Fakat kaynak İngilizce.Anlaşılır bir şekilde Türkçe olarak bu yazıda açıklamaya çalışacağım.

Twitter Üzerinden Identi.ca’ya İleti Göndermek

İlk olarak Twitter’daki iletilerinizi Rss servisi ile alıp diğer sosyal sitelerine düşürmemizi sağlayan Twitterfeed.com sitesine üye olup, giriş yapıyoruz.Siteye WordPress, Google veya Blogger profilleriniz ile de giriş yapabilirsiniz.

New Feed (Yeni besleme) düğmesine tıklayarak yeni besleme ekleme sayfasını açıyoruz.Feed name kısmına besleme için bir isim giriyoruz.Ne olduğu o kadar önemli değil.Rss Feed Url kısmına ise aşağıdaki adresi kullanıcı adı yazan kısmına Twitter kullanıcı adımızı yazıp yapıştırıyoruz.

http://pipes.yahoo.com/pipes/pipe.run?_id=WvUZFt_G3RG6Veiqbbsjiw&_render=rss&twitteruser=kullaniciadi

Daha sonra alttaki Advanced Settings düğmesine basarak ayarlar sayfasını açıyoruz.Burada Check for new posts kısmında Rss güncellemelerinin ne kadar sıklıkla yapılacağını seçiyoruz.En kısa süre olarak Every 30 minutes (30 dakikada bir) seçeneğini işaretlemeniz en mantıklısı olacaktır.

Post Content(ileti içeriği) kısmında title only(sadece başlık) seçeneğini seçiyoruz.Identi.ca hesabınıza gönderilerin link olarak gitmesini istiyorsanız Post Link kısmından istediğiniz bir link kısaltma servisini seçebilirsiniz.Fakat bir gönderiyi olduğu gibi Identi.ca hesabımıza düşüreceğimiz için burayı pasif hale getiriyoruz.Son olarak da Continue to Step 2 düğmesine basarak gelen sayfada StatusNet’i seçip Identi.ca kullanıcı adı ve parolamızı girerek besleme ekleme işlemini bitiriyoruz.

! Bu işlemleri yaparken unutulmaması gereken bir nokta var.Twitterfeed’in Twitter gönderilerinizi Rss ile çekebilmesi için Twitter’daki gönderilerinizin gizli olmaması gerek.

Bütün işlemleri başarılı bir şekilde yaptığınızda Twitter iletileriniz Identi.ca hesabınıza düşecektir.

SMS ile Twitter Durumunuzu Güncelleyin

Günümüzde en fazla kullanılan mikroblog servislerinden birisi de Twitter.Bilmeyenler için Twitter, tek seferde 140 karakter girişine imkan sunan bir sosyal ağ servisidir.İlk bakıldığında kullanıcıların “140 karaktere ne sığdırabiliriz?Çok az değil mi?” gibi sorulara maruz kalan servis kullanıldıkça kullanıcıların fikirlerinin değişmesine neden oluyor.Web üzerinden twitter.com adresinden ulaşılabilen Twitter’a mobil cihazlarda daha hızlı bir şekilde m.twitter.com adresinden de ulaşılabilir.Bunların yanında Twitter durumunuzu cep telefonlarınızdan atacağınız SMS’ler ile de güncelleme imkanınız var.

Sosyal ağ servislerinden Twitter’ın tercih edilmesinin bir başka önemli sebebi de kullanıcılara sunduğu geniş istemci desteği.Hem bilgisayar hem de mobil cihazlardan Twitter’a mesaj gönderebilmek için yazılmış birçok istemci bulunmakta.Bu yazıda bu istemcilere değinmeyeceğim fakat benim Linux ortamında kullandığım ve birçok gelişmiş özelliği bulunan Choqok gördüğüm en kullanışlı Twitter ve Identi.ca istemcisidir diyebilirim.

Yazımızın konusuna gelecek olursak; mobil cihazlarda tarayıcı veya bir istemci kullanmadan Twitter durumunuzu güncellemeniz birkaç servis ile mümkün.Bunlardan birisi de Twitteramesaj.com.Cep telefonunuzdan kısa mesaj ile Twitter durumunuzu güncellemek için ilk olarak uygulamanın web sitesindeki “Hemen Kullanmak İstiyorum” seçeneğine tıklayıp, Twitter profilinizden txtr isimli uygulamaya izin vermelisiniz.Bu şekilde Twitter parolamızı paylaşmak zorunda kalmıyoruz.Uygulamaya izin verdikten sonra son olarak cep telefonu numaramızı sisteme kaydediyoruz.Sisteme kayıt için yapacaklarımız bu kadar kolay.

Sitede verilen cep telefonu numaralarından birine kısa mesaj atarak Twitter durumunuzu anlık olarak güncelleyebilirsiniz.Uygulama, operatörünüzün normal mesaj hizmetleri ile aynı ücretlendirmeyi kullanıyor.Hizmet için ayrı ek bir ücret almıyor.En büyük avantajlarından birisi de operatörlerin sağladığı sms paketi kampanyaları ile de bu servisi kullanabilirsiniz.Servis şu anda sorunsuz çalışıyor fakat bir sorun olup, şikayet etmeye kalktığınızda yöneticilerin sitedeki “Test aşamasında” ibaresini size hatırlatacağını unutmayın. :)

Proje hakkında daha fazla bilgiye sitesindeki sıkça sorulan sorular kısmından ulaşabilirsiniz.

Avea : +90 554 993 2429
Turkcell : +90 531 979 8503

Page 1 of 812345»...Last »